“Gericiliğe, Şiddete, Savaşa, Kadın Düşmanı Politikalara ve Diktatörlüğe Meydan Okumak İçin Sokakları Terk Etmiyoruz!”

“- Biz kadınları, sadece erkeğin tamamlayıcısı sayan, yaşamımızla ilgili kendi kararlarımızı vermemizi engelleyen, az gülen, az konuşan, kendine az güvenen; çok kapanan, çok doğuran, köle pazarlarında satılan bir nesne olarak görmek isteyen gerici, cinsiyetçi, kapitalist zihniyeti püskürtmek için,

-Bakan Sema Ramazanoğlu’nun “Kadına yönelik şiddet yok, algıda seçicilik var” dediği vakitlerde vahşice dövülerek, boşanmak istediği için boğazı kesilerek öldürülen, uğradığı tecavüzü kendine yediremeyip intihar eden, acıları hâlâ yüreğimizi yakan birçok kadının hesabını sormak için,

-Mevcut yasaları ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayarak kadın katillerine, tecavüzcülerine cinsiyetçi ceza indirimlerini yapanlara ve kadına yönelik şiddet davalarında arabuluculuğu, uzlaştırma yöntemlerini yasa tasarısı olarak hazırlayanlara ve kadınları toplumsal hayatın dışına itmeye çalışan, cinsiyetçi ve ayrımcı “pembe taksi” gibi uygulamalara karşı durmak için,

– Fetvalarıyla kız çocuklarının aile içi şiddete, tacize ve istismara maruz kalmasını öneren ve her yaptığı açıklama ile kadın düşmanlığını, kadına yönelik şiddeti, tacizi, tecavüzü körükleyen Diyanet İşleri Başkanlığını ortadan kaldırmak için,

– Ülkemizi LGBTİ bireylerin de insanca yaşayabilecekleri, nefret suçlarına kurban gitmeyecekleri ve her türlü toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kalktığı bir ülke haline getirmek için,

– Gerici zihniyetin uydurduğu “4+4+4 Eğitim Sistemi” ile özellikle kız çocuklarının eğitim dışına itilmesine karşı laik bir eğitim sistemi talebi için,

-AKP iktidarının “müjde” diye duyurduğu, kadının toplumsal yaşamdaki konumunu doğurganlığı üzerinden tarif eden pakete,  esnek çalışma ile kadın emeğinin daha da değersizleştirilmesine ve güvencesizleştirilmesine karşı çıkmak için,

-Suriye’deki cihatçı çetelerin desteklenmesiyle başlayan binlerce insanın öldüğü, yaralandığı, evsiz, vatansız, okulsuz kaldığı, mülteci kamplarında perişan olduğu, Ege sularında can verdiği savaşı durdurmak için,

-Ülkemizde süren kanlı savaşta ve art arda patlayan bombalarla yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz saldırılara, emperyalist oyunlara ve savaşa dur demek, barışı savunmak için,

-Bağdat Caddesi’nde tecavüze uğrayan kadın için “O saatte orada ne işi vardı” diyen ile bir savaş aracı olarak kadın bedenini soyup teşhir eden gerici karanlığın aynı karanlık olduğunu haykırmak için,

– “Kadın-erkek eşitliği fıtrata ters” diyen diktatörün başkanlık hevesini kursağında bırakmak için,

Bu 8 Mart’ta da tüm kadınları gericiliğe, şiddete, eşitsizliğe, savaşa ve her türlü kadın düşmanı politikaların üreticisi olan diktatöre karşı sokakları terk etmemeye çağırıyoruz.

Yaşasın 8 Mart, Yaşasın Kadınların Eşitlik ve Özgürlük Mücadelesi”

2017-10-09T12:30:34+00:00 8 Mart, Salı, 2016|Basın Açıklamaları|